• Prof. Dr. Mehmet KAYA | 21. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili

Tarihte Afşin

Afşin Kahramanmaraş iline bağlı denizden 1240 metre yükseklikte bir ilçe merkezidir. Denizden 1000 metrenin üzerinde yüksek bir ova üzerinde kurulmuştur. Bu ova oldukça geniş olup dört taraftan dağlar ile çevrilidir. Ceyhan, Hurman, Söğütlü ve Göksun gibi ırmak ve çayları ile sulanan verimli bir ovadır. Bu sebeple ovada görülen höyük ve yıkıntılarda yapılan araştırmalar bilinen en eski zamanlardan beri Afşin-Elbistan Ovası yoğun bir iskan sahası olduğunu ortaya koymuştur.

Bu yörenin eski çağ ile orta çağın ilk yarısında, en büyük şehir merkezi Afşin' di. Afşin-Elbistan Ovasında bilinen en eski zamanlardan beri her bakımdan önemli dört yerleşim merkezi vardı, Afşin (=Arabisos=Efsus=Yarpuz), Elbistan (Plasta), Hurrnan (Aromane=Rumman) ve Arıtaş (Hunu=Honion). dini bakımdan önemli olan şehir, Afşin' di. Antakya Piskoposlarından Eudoxios ile imparator Maurice'nin (582-602) Afşin' de doğmaları ve Aziz Krisostomos'un orada yaşaması, şehrin ehemmiyetini açıkça ortaya koyar.

Maurice tarafından idare edildiği zamanlarda Afşin, en parlak devrini yaşamıştır. Fakat 584-585 yılında vuku bulan korkunç yer sarsınhsı şehre telafisi imkansız zararlar vermiştir. Halife Hz. Ömer devrinde Araplar'ın hücumuna uğrayan Mşİn'in bir ören haline geldiği bilinmekte4ir. Fakat bu felaketlere rağmen Afşin varlığını sürdürdüğü gibi, uzun asırlar yörenin merkezi olmak vasfını da korumuştur. Bununla beraber şehrin asıl talihsizliği Müslümanlarca Orta Anadolu' da yapılan seferlerin yolu üzerinde bulunması idi. O zamanlar Afşin yöresine gitmek için en sık kullanılan yol Hades (şimdiki Pazarcık' a bağlı Göynük köyü)'ten pek sarp dağların içinden gidilip Afşin' e yakın ovaya Uıaşılan yol idi. Yol bu vasfını Osmanlı devrine kadar devam ettirmiş ve bu devirden itibaren ordular ve hatta büyük kervanlarca kullanılamaz olmuştur.

770 ve 780 yılında Abbasi ha1ifesi el Mehdi'nin Efsus yani Afşin yöresine gelerek şehre yakın bir yerde karargah kurduğu belirtilir. Bu münasebetle şehrin, o zaman Yakubi mezhebine bağlı piskoposlarından birinin merkezi olduğunu öğreniyoruz. Bu durum Afşin bölgesindeki halktan mühim bir kısmının o zamanlar Süryani asıllı olduğunu gösteriyor. Halife, El Mehdi Af.şin-EIbistan ovasını pek sevmiş ve hatta burada kendi adını taşıyan bir şehir kurmayı arzu etmişti. Müslümanlar fırsat buldukça AfşinElbistan ovasına akınlar yaptılar ve Kayseri gibi daha kuzeydeki bölgelere seferlerde de buradan geçtiler.

El-Mehdi' nin oğlu Harun Er-Reşid zamanında ünlü kumandanlardan Abdurrahman B.Abdill-Melik'in Efsus'a bir akın düzenlediği kaynaklarda anlatılmaktadır. Adı geçen halifenin oğlu ve torunlar zamanında bir çok İslam ordusu Efsus yöresinde akınlarda bulundular.

X. yüzyılın birinci yansında Abbas! imparatorluğu iyice parçalanmış, Irak'ta bile kuvvetini hissettiremeyecek bir duruma düşmüştü. Bizans bundan faydalanarak karşı taarruza geçti ve bir çok yöreleri ü1.kesine katmaya muvaffak oldu. Bizans'a karşı kuzey Suriye ve Cezire'nin hakimleri olan Hamdani hükümdarlan karşı koymaya çalıştılar. Bu cümleden adı geçen hanedanın en büyük hükümdan olan Seyill' d-Devle, BizansWar'ın 994-995'te Maraş'tan sonra Antakya önlerine kadar yaptıklan bir akırun öcünü alriıak için 946 yılında Yukarı Ceyhan havzasına girerek Es-Safsaf ve Arabissos (Efsus)'ı yağınaladı. Buradaki Es-Safsaf söğüt demek olup bu ada bir kasaba veya köy muhtemelolarak Söğütlü çayı'nın kıyısında bulunmakta idi.
Okunma Sayısı: 2078   |   Güncelleme Tarihi: 09.06.2016    Sayfayı Yazdır


Site içerisinde yer alan yazılı ve görsel içerik Prof. Dr. Mehmet KAYA tarafından sağlanmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz, kaynak gösterilerek iktibas edilemez. © 2016
web.tasarim.namikerdemkaya.com